Ana içeriğe atla

meli # 1

... meli ağlamamak için kendini zor tutuyordu çünkü o küçücük bir kum tanesiyken birazdan hiç birşey olabilirdi ... bekledi ve yavaş yavaş herkesin genişlediğini ve akışkan birer maddeye dönüştüğünü izledi ateşin içinde .... yanında ki kumcukların çığlıklarını duyuyordu .... ve birden yavaş yavaş kendi de inanılmaz esnedğini ve rahatladığını farketti ... hiç bişey düşünemiyordu ve artık nefes alamıyordu ... gözlerini açtığında bir metal zemin üzerindeydi ... ne olmuştu ona ? biri camları hızlı bir şekilde sürün demişti ... cam mı olmuştu ? cam ? meli cam olmuştu ... yine yanında bi ton kum vardı soru sormak için onlara döndü ama hepsi ona sorar şekilde bakıyordu ... sonra birden havalandılar ... melinin içi hopladı .... sonra bişeyin üzerinden geçtiler metal birşeydi ... üzerlerinden sıvı birşey bırakarak bir ... hiç birinin ne adını ne de ne işe yaradğını bilmiyordu ... burası denizden daha sıkıcı ve korkutucuydu ... orda buralarla ilgili hayaller kurmak ne kadar da güzeldi şimdi farketti ... durdu gözlerini yukarı kaldırdı ... hiç bişey yoktu yani onun tanıdığı ismini bildiği birşey yoktu ... değişik değişik aletler vardı ... ve birde tavan ... hala fabrikadaydılar ... bir adam elleriyle meli ve arkadaşlarının üzerine olağan gücüyle bastırdı ... hey sağlamlar ha ? dedi .. ve sırtlayıp kamyonete götürdü üstü açık bir kamyonetti bu ... ve iki tane iskele vardı ... bu iki iskelenin üzerinde yani tahtalarının ... yumuşak süngerler vardı ... tamamında değil ama belli aralıklarlarla belli yerlere koyulmuştu bu süngerlerden ... sırtını yasladı , ohhh ... sonunda kumlar kadar yumuşak birşey daha vardı ...
çılgınca koşuşturmalarının içinde neler kaçırdığını bilmeden sessiz ve soluksuz hayat yanılsamasının içinde birer huzme olmakmıydı marifet ? her birinin ayrı birer ismi vardı ... kişilikleri gibi farklıydı hepsi ... hepsinin ayak sesleri farklıydı bedenleri gibi ... her yer farklıydı ... ve burada herşey başkaydı .

Yorumlar

  1. ne güzel yazıyorsun,neden güncellemiyorsun blogunu,biz de zevkle okurduk seni :)

    www.fido-land.blogspot.com

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni yılın üçüncü gününden merhaba , biz ağacımızı kaldırdık. Karantina günlerine denk geldiği için iyi oldu aslında.  Uğraşı oldu bize , minik Arya önce ağacı topalamak için çok hevesli görünsede birden süsler toplanınca ağlayası tuttu ama kaldırılması gerektiğine o da ikna oldu bence.  NOT: Bu postu yıllar önce hazırlamış fakat paylaşmamış olmama çok üzüldüm ve paylaşmak istedim. Güncel zamana ait bir gönderi olmasa bile çok hoşuma gitti, iyi okumalar dilerim.  Sevgiler G. 

ESKİ ÖĞRETMEN EVİ

 Fotoğrafta görünen ağacın adını bilmiyorum ama tam  bir ilk bahar ağacı değil mi?  Heybetli ve pembiş ağacın altında istediğiniz zaman bir içecek içebilirsiniz. Eskiden Öğretmen Evi olarak kullanılan bu eski yapı uzun süredir herkese açık O lgunlaşma Enstitüleri İzmir Kültür Sanat Merkezi’ne dönüştürüldü.        İçerinin dekorasyonu şık ve çok hoş, ayrıca içeride dilerseniz ürün satın alabileceğiniz bir alışveriş alanı mevcut.  Olgunlaşma Enstitüsündeki usta öğretici ve öğretmenlerin yaptığı tasarımlar ayrı bir bölümde de satışa sunulmuş.  Karşıyaka vapur iskelesinin hemen karşısında olması ulaşım açısından ayrı bir kolaylık sağlamakta. Yolunuz düşerse eğer huzurla oturabileceğiniz bir yer.                                    Ziyaret etmek isteyenlere şimdiden hoş saatler dilerim.  Sevgiler G.